Tevfik Dinçer

Dövizdeki artışın tarımsal sektöre etkileri 2

Ahmet Eviz
Aralık 12, 2018
0
45
Kaydet ve Sonra Oku

Geçen sayımızda bahsettiğim üzere ele aldığım tarımsal konulardaki yetersizliğimize kendimce ürettiğim çözüm önerilerini sunmak isterim:

Tarımda altyapısal sorunları olan Türkiye öncelikle kendine yeterliliği hedeflemelidir… Bazı tarım ürünlerini çeltik, ayçiçeği, pamuk gibi bazı buğday çeşitlerini bazen mercimek, bazen susam, bazen de değişik tarım ürünlerini zorunlu olarak ithal etmektedir.

Öncelikle kendi gereksinmelerimizi karşılayacak üretim olanaklarını yaratmalıyız. Akabinde de dünya standartlarına uygun kalite ve özelliklere sahip, oraya satabileceğimiz kalite ve verimlilikte tarım ürünleri üretmenin alt yapısını oluşturmalıyız.

Sulama alt yapısını çağdaş hale getirmelidir.

Tarım alanları özellikle nitelikli tarım alanları korunmalıdır. Bu amaçla;

a) Her ne için olursa olsun tarım alanlarında yapılaşma yasaklanmalı.

b) Erozyonun yarattığı tahribat en çağdaş metotlarla ve maliyet ne olursa olsun önlenmelidir. Devlete bu konularda büyük görev düşüyor.

Türkiye’de tarım alanları engebelidir. Bugün var olan teknoloji ile bu alanların önemli bir kısmı iş makineleri ile belli bir eğim verilerek düzeltilmelidir. Bu düzeltmeler çok önemlidir. Çünkü yağmur yağdığında su alçak yerlerde toplanmakta, oralarda etkili ürünler sudan zarar görmekte. Yüksek yerlerde su tutunamamakta, bu durumda verimliliği önemli ölçüde azaltmaktadır.

Verimlilikte tohumun kalitesi, gübre ve ilaç kullanımı önemlidir. Birçok çiftçi mali durum yetersiz olduğundan kaliteli tohum, yeterli gübre ve ilaç kullanamamaktadır.

Bugün tarım alanlarının toprak tahlilleri yapılmamaktadır. Hangi toprak arazisinde hangi gübre, ne kadar kullanılmaktadır? Hangi ürünlerin yetiştirilmesi uygundur? Bu hususlarda bilimsel uygulamalar çok kıt olduğundan çiftçi bazen maddi imkânsızlıktan, bazen de çiftçinin önemli bir kısmının , ‘’çiftçilik mantalitesinin’’ çağın gerisinde olduğu gerçeğini de dikkate alarak bu konuda yoğun bir bilgilendirme ve uygulama desteğinin devlet politikası olarak yapılması zorunludur.

Yıllar itibari ile Türkiye ekonomisinin rakamsal büyüklüklerini incelediğimizde sanayi belli bir oranda büyürken Tarım sektörünün rakamsal büyüklüğünün pek değişmediğini hatta bazı ürünlerde azalmalar olduğu görülmekte bu da bize devletin Türk tarımı ile ilgili ciddi ve büyük projeleri hayata geçirmesinin zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Gelişmiş ülkelerde tarımla uğraşan insanların toplam nüfusun yüzde 3-10 aralığında olduğunu sanıyorum. Bugün Türkiye’de bu oran çok yüksektir, yüzde 25’ düzeyindedir. Bu fazla oranı diğer alanlarda sanayi, ticaret, teknoloji ve hizmet sektörlerinde bugünden yarına istihdam edemeyeceğimize göre, bu insanların hali hazırda tarımda üretim artışı yaratacak şekilde önlerinin açılması gereklidir.

Dünya ticaretinin daha da serbestleşeceğini dikkate aldığımızda bugün gümrük vergileri ve sübvansiyonlarla ayakta duran tarım sektörümüz daha da olumsuz etkileneceğinden bir an önce tarımda verimliliği artıracak gerçek, ciddi ve büyük projeleri devlet eliyle üreticilerin de görüşlerini dikkate alarak hayata geçirmemiz şarttır.

Tarımdaki gelişme bugün bitme noktasına gelmekte olan hayvancılığımızı canlandıracaktır.

Tarımda verimliliğe dayalı üretim artışı yaratmak demek tarımdan gelir elde eden çiftçilerimizin gelir seviyelerinin yükselmesi demektir.

Bu da çiftçilerimizi özgürleştirecek ve devamlı olarak devletten yardım bekler halden çıkaracaktır Toplumumuzun sosyal yapısının gelişmesinde, sosyal ve siyasal tercihlerinin oluşmasında daha gerçekçi sosyal ve siyasal hayatımızın gelişiminde etkili olacaktır! Üretken bir ülke dileği ile…

Saygılarımla…

Dövizdeki artışın tarımsal sektöre etkileri
GİRİŞ YAP
market dergisi

HIZLI İLETİŞİM FORMU

Siz değerli üyelerimiz, hızlı cevap formu ile bize dilek ve şikayetlerinizi bildirebilirsiniz.