RÖPORTAJLAR

Gıda sektörünün inovatif markası: Yayla

Ahmet Eviz
Aralık 12, 2018
0
45
Kaydet ve Sonra Oku

Ülke olarak zor süreçlerden geçtiğimiz aşikar. Özellikle 2018 yılını gerçekten tüm sektörlerle birlikte perakende temsilcileri de oldukça zor geçirdi. Ancak bu süreçlerde tabi ki ayakta kalmak ve kendisine güvenerek yatırımlara adım atmak büyük başarı. Yayla Bakliyat bu başarıya imza atan önemli üretici firmalarımızdan. Firma, bu süreçte yatırımlarına devam ediyor ve 41 farklı ürünün lansmanını yaptı. Bizler de Market dergisi olarak Yayla Bakliyat’ın bu süreçlerde neler yaptığını merak ederek Yayla Bakliyat Pazarlama Müdürü Faruk Ildır’la keyifli bir röportaj gerçekleştirdik…

Röportaj: Onur Kaya

Yayla Bakliyat’ın sektördeki şu anki konumu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yayla bakliyat, hem paketli bakliyat konusunda hem private label ürün üretiminde Türkiye’nin en büyük firmalarından birisi. Sektöre de hem Yayla markamızla hem de A’la Çiftçi, Yunus, Legurme gibi alt markalarımızla da hizmet veriyoruz. Bim, A101, ŞOK gibi markaların private label ürünlerini de yapıyoruz. Yaklaşık 2 bin 500 farklı ürünle sektöre hizmet veriyoruz. Bu hakikaten kolay bir iş değil. Bu noktada altyapı olarak da çok güçlü bir firmayız. Müşterinin her türlü talebine uygun olarak esnek bir şekilde cevap veriyoruz. Bütün üretim, lojistik altyapımız müşteri ihtiyacını karşılamaya yönelik. Bugüne yönelik olduğu gibi geleceğe yönelik gerekli ihtiyaçları da öngörüp karşılayabiliyoruz. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ISO verilerine göre de Türkiye’nin 154’üncü büyük firmasıyız. 600’den fazla çalışanımız var. Türkiye’de dört tane fabrikamız var. Yurtiçi ve yurtdışında birçok yerde ofisimiz var. Yurtiçi ve yurtdışı hem alım hem de satım yapıyoruz. İhracatta da sürekli büyüyen bir ivmeyle yolumuza devam ediyoruz. Yayla bakliyatı farklılaştıran nedir derseniz; operasyon, üretim olarak çok güçlü bir firma olmanın yanında inovatif ürünlerimizle ve müşterinin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmamızla sektörde adını duyuran bir firmayız diyebilirim.

İnovasyona önem veren bir firma olarak son dönemde tüketiciyle buluşturduğunuz ürünlerden bahsedebilir misiniz? Bu örneklerin ortaya çıkış motivasyonu neydi?

Yaklaşık 2,5 yıl önce Yayla Gurme serisini lanse ettik. Yayla Gurme serisi, dünya bakliyatları serisi chia, kinoa, kepekli pirinç gibi 32 tane farklı ürünü müşterilerle buluşturduk. Bu anlamda dünyanın en fazla gelişim gösteren firmalarından birisiyiz. Yaklaşık 1,5 yıl önce Yayla Gurme Fit serisini lanse ettik. Yayla Gurme Fit serisi de lezzetli bulgurlardan ve sebzelerden oluşan, pratik ve sağlıklı gıda ihtiyacını karşılayan bir kategori. 9 farklı ürün var. Temel motivasyon şu: Tüketiciler artık sağlıklı ürün istiyor ve aynı zamanda hazırlamanın da kısa olmasını istiyor. Örneğin; domatesli bulgur pilavı yapacaksınız. Gidip bulgur almanız gerekiyor. Bulgur pilavı yapmayı bilmeniz gerekiyor. Soğan, domates gibi ürünleri almanız gerekiyor. Ancak bizim sunduğumuz ürün çeşidiyle artık her şey çok kolay. Ortaya koyduğumuz ürünün içerisinde bulgur pilavı yapmanız için gerekli olan bulgur ve sebzeler kuru olarak bulunuyor, siz de bunları döküp yağ ve tuz ekliyorsunuz sadece. 15 dakikada ürünleri hazırlıyorsunuz. Günümüzde artık insanların zamana ihtiyaçları var. Bu sebeple de beslenme işini oldukça hızlı ve sağlıklı şekilde çözmek istiyor. Bizim ürünümüz de bu anlamda inanılmaz pratik, lezzetli ve inovatif bir ürün. Dolayısıyla burada hakikaten büyüyen bir pazarımız var. Bu serimize ek olarak bu yıl pratik ve sağlıklı sebzeli pirinç ve pratik çorba serilerimizin lansmanını yaptık.

Bu inovasyon sürecinin, ortaya çıkan ürünün bir de depolanması ve lojistiğinin yapılması gerekiyor. Bu anlamda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Lojistiğe sadece bir ürünü bir yerden diğer yere ulaştırmak olarak bakmamalıyız. Bir ürünü üretip onu depolamak da lojistiğin içerisinde. Sonuçta müşterinizin ürünü ne zaman talep edeceğini tahmin edemezsiniz ve bu sebeple de stoklu çalışmak zorundasınız. Biz işin bu tarafını da düşünen ve bütün bir şekilde hizmet verebilecek yapıdayız. Hem B2B hem de B2C anlamında tercih ediliyoruz ve sürekli de büyüyoruz.

Son zamanlarda büyük bir ivme kazanan private label pazarı hakkında neler düşünüyorsunuz? Tüketicilerin artık yüzlerini bu özel markalı ürünlere doğru dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Baktığınız zaman discount marketler şube sayısı olarak büyümeye devam ediyor. Dünyada bu süreci geçirmiş ülkelere baktığınız zaman –Avrupa ya da Amerika- pazarın bu tarafa doğru kaydığını görüyorsunuz. Bu sosyolojik ve ölçek ekonomisinden kaynaklanan bir gerçek. Bu durum zamanla bizim ülkemize de yansıyacak çünkü pazarda hala açık var. Ancak önemli olan şu; private label pazarındaki üreticilerin ve bunu satan marketlerin birlikte bir sinerji yakalayarak birlikte kazanıp büyümeleri gerekiyor. Private labelin kendi özelinde bazı avantajları var ama firmaların ortaklaşa projelerle büyütüp sektörü bir yere getirmesi gerekiyor. Yani biri üretip diğeri satacak. Zincirden birisi küçülürse, geride kalırsa zaten bu zincir sağlıklı yürümez. Üçünün de sağlıklı bir sinerjiyle ilerlemesi lazım.

İşin bir de online tarafı var. Yayla Bakliyat bu sürece nasıl bakıyor? Gelecekle ilgili planlamalarınız nasıl?

Biz Türkiye’de 81 ile mağaza satışı yapan ender firmalardan birisiyiz. Gerek bayii ağında gerek birlikte çalıştığımız market, perakende ağında… Biz bu noktada hepsine hizmet veriyoruz. Kendi e-ticaret kanalımız yok ancak birlikte çalıştığımız firmalar var; Hepsiburada.com, n11.com gibi… Bizim bu konuda ana motivasyonumuz tedarikçilerimizle birlikte büyümek. Karşıda bir rakip olarak değil onlarla beraber büyümek. Herkesin doğru, en iyi bildiği işe odaklanması çok önemli. Mevcut işinizi iyi bir şekilde yürütürken gücünüzü bölmek çok faydalı da olmayacaktır. Bu sebeple şu an için planladığımız bir durum değil.

Yatırımlarınızdan, ivmenizi sağlıklı hazır ürünlere çevirdiğinizden bahsettiniz ama önümüzdeki ilk 3-5 yılda Yayla Bakliyat’ın önemli, büyük bir yatırım planı var mı?

Ülkemizin geleceğine, halkımıza güveniyoruz. Zaten bu dönemde sürekli yeni yatırım açıklıyoruz. Geçtiğimiz ay Yayla Pratik Çorba ve Yayla Sebzeli Pirinç serisini çıkardık. Bunların hepsi birer yatırım. Hazır yemeğe çok daha büyük bir yatırım yapıyoruz. Hazır Yemek serisinde 2 dakikada ısıtılıp yenebilen 7 tane Bulgur Pilavı, 5 tane Makarna, 5 tane çorba, 3 tane pilaki bulunuyor. Ürünler evlerimizde nasıl yapılıyorsa aynı şekilde katkı maddesi, koruyucu, renklendirici ve trans yağ gibi maddeler eklenmeden yapılıyor. Ürünler soğuk zincire gerek duymadan 1 yıl raf ömrüne sahip. Artık sağlıklı ve pratik yemek hazırlamak ya da yemek çok kolay. Bunun gibi tüketici ihtiyaçlarına uygun ürünleri geliştirmeye ve yatırımlarımızı büyütmeye devam edeceğiz. Bu ürünlerin hepsi de oldukça sağlıklı ürünler ve tüketici beklentisini karşılayan ürünler. Çünkü ülkemizin potansiyeline de güveniyoruz. Dolayısıyla uygun olduğunu düşündüğümüz her kanala yatırım yapıyoruz. Amaç burada müşteri memnuniyetini sağlayabilecek, sağlıklı ürünleri sunabilmek.

Adım adım yaratılan bir marka: Peyman
GİRİŞ YAP
market dergisi

HIZLI İLETİŞİM FORMU

Siz değerli üyelerimiz, hızlı cevap formu ile bize dilek ve şikayetlerinizi bildirebilirsiniz.