Yılmaz Pekmezcan

Tüketici üretmek

Ahmet Eviz
Aralık 12, 2018
0
45
Kaydet ve Sonra Oku

Son günlerde sosyal medya üzerinden teknolojik yeniliklere yönelik paylaşımlar bir hayli artmış durumda. Çok farklı sektörlere yönelik gerçekleşen bu paylaşımlar içerisinde en çok ilgimizi çekenler ise, genellikle gündelik hayatımızı doğrudan etkileyeceğini düşündüğümüz teknolojik yenilikler yer almakta. Günümüz perakende sektörünün en büyük küresel şirketlerinin en temel özelliklerinden ve hepsinin ortak özelliği teknoloji yatırımlarıdır. Üretim safhasından başlayıp pazarlama ve sunum süreçleri dahil olmak üzere tüketiciye “olağan üstü deneyim” yaşatmak bu şirketlerin en çok üzerinde durdukları konu. Aslında gerçeği söylemek gerekirse teknolojinin perakende sektörüne yönelik uygulamalarında insanları kontrol etmek için daha çok geliştirildiğini söyleyebiliriz. Teknoloji aslında “kontrol etmek” için kullanılan en etkili araç. Konuyu pazarlama açısından ele aldığımızda reklam ve tutundurma faaliyetlerinin en temelinde inanç ve tutumlarının kontrol altına alınması bulunmakta. İnsanları tutum bakımından kontrol etmenin en iyi yollarından birini siyasi ekonomist Thorstein Veblen  “tüketici üretmek” olarak harika bir kavram ile ifade etmiştir. Burada tüketiciyi en masum ifadeyle “sadık” müşteri haline sürekli dönüştürmek için en uygun alan “istek” alanıdır.  Türkçesi; “Eğer istek üretebilirseniz, erişebileceği mesafedeki şeyleri hayatın özü haline getirebilirseniz insanları tüketici olmaya mahkûm etmiş olursunuz.”

Buradaki temel maksat her şeyi kontrol etmeye çalışmak, tüm toplumu kusursuz bir sisteme dönüştürmektir. Kusursuz sistem bir “çift”e dayanan toplumdur. Çift dediğiniz şey ise; dün biz ve televizyon, bugün ise biz ve internettir. Yarın yapay zeka ürünü bir çok teknolojik yenilik, bizi isteklerimize ulaşabileceğimiz sınırsız bir istek ve haz dünyasında hiç durmadan tüketmeye zorlamaya devam edecektir. Bu, insanlara düzgün bir hayatın nasıl olacağını ve bunun için hangi aletlere sahip olmanız gerektiğini sunar. Bu şeyleri elde etmek için ise insanlar çaba ve zamanını harcarlar. Aslında onları istemezsiniz, belki atacaksınızdır. Ama bunlar düzgün bir hayatın ölçüsü olarak tanımlandığından sorgulamadan bilinçaltından kusursuzca verilen “yap” talimatına uyarak sadece yaparız. Mesela, televizyon reklamlarında gördüklerimiz. Şayet bir ekonomi dersi alsaydınız şunu bilirdiniz; pazarlar bilgilendirilmiş tüketicinin mantıklı seçimler yapmasına dayanmalıdır. Amaç mantıksız seçimler yapan bilgisiz tüketiciler yaratmaktır. Bu nedenle teknoloji ile birlikte sunulan şey aslında vazgeçilmez ve geri dönüşü olmayan bir yaşam tarzıdır. Bu tarz bizim sonumuz olacak olsa bile…

Buraya kadar teknolojiye aslında çok çarpık bir açıdan bakarak biraz da değinilmeyene değinmek istedim. Çünkü özellikle perakende ve pazarlama açısından teknolojideki bu gelişmelerin aslında temelinde yatan ana fikrin ne olduğunu bilmemiz açısından yararlı olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle işin geleneksel tarafındaki perakendeciler açısından da teknolojiyle birlikte yol almanın niçin kaçınılmaz olduğu gerçeğini net bir şekilde vurgulamış olalım. Siparişler, satışa dair süreç ve teslimatlara yönelik geliştirilen sayısız teknolojik ürün ve hizmetler dünyanın en önemli perakende devleri tarafından şuanda uygulanmakta.

Alışveriş artık; hem eğlenceli bir süreç hem de deneyimsel müşteri mutluluğu açısından ise tam olarak sosyal bir aktiviteye dönüşmüş durumda. Ve teknoloji inanılmaz bir hızla bu alışkanlıklarımızı değiştirmeye devam ediyor. Bu durum karşısında perakendeciler olarak elbette ihtiyaç duyulanı verebilmek en temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır.

Teknoloji bir fikir değil, fikri elde etme yoludur. O yüzden teknolojiye aşırı hayranlık duymamalı, ondan korkmamalısınız.

John Hegarty

Yeni bir dünya kuruluyor; ekonomiler ve ilişkiler de yeniden şekilleniyor…
GİRİŞ YAP
market dergisi

HIZLI İLETİŞİM FORMU

Siz değerli üyelerimiz, hızlı cevap formu ile bize dilek ve şikayetlerinizi bildirebilirsiniz.