HABERLER

Ucuz et formülünden yerellere fayda yok

Ocak 29, 2018
154
45
Kaydet ve Sonra Oku

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, kırmızı eti ulaşılabilir hale getirmek için Et ve Süt Kurumu’nun büyük marketlerde reyon kiralayarak bu reyonlardan halka uygun fiyata et satışı yapacağını açıklaması uzun süre sektörün gündemini meşgul etti. Son olarak, bu satış için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ünlü indirim marketleri BİM ve A101 ile el sıkışması gündemi daha da hareketlendirdi. Yerel zincirlerin bu projeye dâhil edilmemesi haksız rekabetin meydana geleceği şeklinde yorumlanırken, birçok sektör temsilcisi konuyla ilgili yorumda bulundu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, ucuz et satışı için discount market temsilcileri A101 ve BİM ile anlaşması hala perakende sektörünün gündeminde. Bu çözümün haksız rekabet doğuracağı ve yerel market zincirlerini de zor durumda sokacağına görüşler birçok sektör temsilcisini ortak bir paydada buluşturdu. Bu konudaki ilk yorumlardan biri de İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Bilgin Şahin’den geldi. Şahin kasapların ucuz yerli eti bulamadıklarını belirtirken, bu proje için binlerce ürünü satan müesseselerin yerine tek kalem ürünü et olan kasaplara bu hakkın verilmesini talep etmişti. Küçük esnafın ve yerel marketlerin batmaması için ihalenin kasaplara verilmesi gerektiğini söyleyen Şahin: “Bizim İstanbul’da bin üyemiz var. Ticaret odası ve ticaret borsasının üyeleriyle İstanbul’da 2 bin 500-3 bine yakın kasap bulunuyor. Bu eti bize versinler. Ayrı ayrı kiralık reyon tutmalarına da gerek yok.” dedi. Uygulamanın 1 Kasım tarihinde uygulamaya geçmesinden sonra ise kasaplar fiyat dengesini sağlamak için indirime gitti.

Konunun diğer önemli muhatapları ise yerel market zincirleri çünkü ucuz et satışı zaten hâlihazırda süpermarketler ve indirim marketlerin altında ezilen yerel marketler bir hayli etkileyecek. Üçler Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Parlak konuyla ilgili: “İthal edilen etin kalitesi bizim yerli üretimimizle aynı kalitede değildir. Biz şu an için yerli üretim olarak dana eti satmaktayız ancak ithal edilen et sığır etidir. Bunun içindir ki yerli etle aynı kalitede tutulamaz. Ancak tabii ki ithal satışın başlamasıyla, yerel işletmeler de fiyatları geri çekecektir. Türkiye’de bu anlamda, fiyatlarda bir düşüş beklenmektedir.“ derken, Şahmar Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Şahin ise bu uygulamanın haksız rekabet yaratmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Devlete vergi veren kurumların orta esnaf kategorisinde olduğunu belirten Şahin: “Ne bakkallar ne indirim marketler devlete vergi vermiyor. Devlete vergi veren bir tek orta esnaf var; onlar da bu gidişle ortadan kalkacak. Bu uygulama esnafı zora sokacak. Biz marketlerimizde sattığımız eti 35 TL’ye mâl ediyoruz; onlar 31 TL ve 29 TL gibi satış fiyatlarından söz ediyorlar. Fakat bu durum kalitemizi asla etkilemeyecek. Ama büyük marketlerde satılan bu etlerden müşteri memnun kalmaz çünkü etin yağını nerede çekecekler belirsiz. Bu durumda müşteriler bir noktada memnun kalmayacaklar.” dedi.

Son olarak, Bakanlık’ın ucuz et satışı yetkisinin sadece BİM ve A101’e verilmesi tartışması derneklere de sıçradı. Sektörün önemli derneklerinden İstanbul PERDER ve TPF konuyla ilgili görüşlerini belirttiler. Halkın alım gücü gözetilerek kırmızı et fiyatını düşürmek için başlatılan ucuz et projesinde gelinen son noktayı değerlendiren TPF Başkanı Mustafa Altunbilek: “Bakanlığımızın vizyoner girişimi ile başlatacağını duyurduğu ucuz et projesinde gelinen noktada, ESK tarafından alınan kararların tekrar gözden geçirilmesini düşünüyoruz. Ucuz et projesinde imzaların sadece 2 indirim market zinciri ile atılması, sektörümüzün geleceğinden bir kez daha kaygı duymamız gerektiğinin açık bir göstergesidir.” dedi. Herkesin her ilde, her ilçede ticari faaliyet yapma hakkına sonsuz saygı duyduklarını belirten Altunbilek: “Başta istihdam olmak üzere birçok alanda katma değer yaratan perakende sektöründe indirim marketleri herhangi bir lokasyon, kriter göz önünde bulundurmaksızın aynı cadde, mahalle, sokakta diğer marketlerle, bakkalla küçük esnafla açılışlarına devam ediyor. Bu durum yerel yatırımcıyı zora sokuyor. Her bir yerel market minimum 20 kişi istihdam ediyor. İndirim marketlerinin artan sayısıyla satış yapmakta zorlanan yerel marketler hayatına devam edebilmek için ya farklı marketlerle birleşmek zorunda kalıyor ya da marketini kapatıyor. Başta yerel yatırımcıyı kaybediyoruz.” dedi.

İstanbul PERDER ise konuyu Bakanlık’a taşıdı. İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Ulu uğradıkları haksızlığı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş’e ilettiklerini açıkladı. “Biz bu ülkenin yerli marketleri olarak yıllardır halkımıza sağlıklı ve güvenilir ürünü en uygun fiyata ulaştırmanın gayreti içindeyiz. İstanbul başta olmak üzere 81 ilde satış noktalarımız bulunduğu halde yerli marketlere ucuz et dağıtım yetkisi verilmemesi karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Ne yazık ki kısa sürede kaygılarımızın ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. 2 market zincirinin ucuz et satışına başlamasının ardından ciro ve müşteri konusunda gözle görülür bir kayıpla karşı karşıyayız. Böyle giderse hiç arzu etmemekle birlikte kasap reyonlarımızdan birer çalışanımızı çıkarmak zorunda kalacağız. Bu haksız rekabete çözüm bulunmaması halinde ileride çok daha ciddi sorunlarla yüz yüze kalacağımızdan endişeliyiz.” diyen Ulu, şikâyetlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş’e ilettiklerini ifade etti. Ramazan Ulu, Bakanlık tarafından haklı bulunduklarını ve konuyla ilgili olumlu bir geri dönüş beklediklerini ifade ederken, taraflar olası bir çözüm için yakın bir sürede bir araya gelecek.

Üretim ve perakende satış noktalarında ÜÇGE’li çözümler…
GİRİŞ YAP
market dergisi

HIZLI İLETİŞİM FORMU

Siz değerli üyelerimiz, hızlı cevap formu ile bize dilek ve şikayetlerinizi bildirebilirsiniz.